Aramayı kapat

Ticaret Bakanlığı Ana Sayfa

T.C. Ticaret Bakanlığı

Yüzüncü Yıl Logo Mustafa Kemal Atatürk Bayrak Recep Tayyip Erdoğan Resmi

Emisyon Hesaplama Metodolojisi

Bilindiği üzere, SKDM Tüzüğünde 2023-2025 yıllarını kapsayan geçiş döneminde (transitional period) SKDM ürünlerinin ithalatında çeyrek yıllık dönemlerde raporlama yapılması gerekmekteydi. Bu raporlamalara ilişkin kurallar 2023/1773 Sayılı “SKDM Geçiş Dönemi Raporlama Yükümlülüklerine İlişkin Uygulama Tüzüğü” ile belirlenmişti.
 
Kesin uygulama döneminde (definitive period) emisyon hesaplamalarına ilişkin metodolojiye ilişkin olarak ise 2025/2547 Sayılı “Gömülü Emisyonların Hesaplama Yöntemlerine Dair Uygulama Tüzüğü” yayımlanmıştır.  
 
Komisyon tarafından, geçiş dönemi boyunca tüm paydaşlardan elde edilen bilgi ve tecrübelerden yararlanarak belirlediği hesaplama metodolojisinde, hesaplama doğruluğunu artırmaya yönelik değişiklikler önerilmiş olup bu değişiklikler ile SKDM yükümlülüklerden kaçınma riskinin azaltılması, izleme ve hesaplama kurallarına uyumun yeterli şekilde doğrulanabilmesini, AB ETS ile tutarlılığın korunması ve tüm ilgili taraflar bakımından idari yükün sınırlı düzeyde tutulmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
 
Ürünlere dair gömülü emisyonların hesaplanmasında söz konusu Tüzükte belirtilen kurallar çerçevesinde gerçek emisyon değerleri kullanılabileceği gibi varsayılan değerlerin kullanılması da mümkün olup, Komisyon tarafından ülke bazlı varsayılan değerlerin belirlendiği taslak Uygulama Tüzüğü de yayımlanmıştır (bkz. Bölüm C).
 
Mevzuat, gömülü gerçek emisyonların hesaplanabilmesi için sistem sınırlarının AB ETS ile uyumlu şekilde tanımlanmasını; üçüncü ülke operatörlerinin tesis düzeyinde emisyon izlemesi, bu emisyonların hangi kısmının ilgili üretim sürecine atfedileceğini belirlemesi ve ardından proses emisyonlarının mevzuat kapsamı ürünlere atfedilmesine dair kuralları içermektedir.
 
Anılan Tüzük ekinde toplulaştırılmış ürün kategorileri belirlenerek bu kategori içinde yer alan ürünler için emisyon hesabında dikkate alınacak sistem sınırları (system boundries) belirtilmekte ve bu sürece ilişkin parametrelere yer verilmektedir. Bu durumda üretici, tesisin sistem sınırları içinde, aynı fonksiyonel birime tabi mallar için ilgili üretim sürecini belirler. Genel olarak fonksiyonel birim, aynı CN kodu altında üretilen ürünlerin ton cinsinden miktarıdır.
 
Aynı fonksiyonel birime tabi ürünler, tesiste farklı üretim rotalarıyla üretilse dahi, bunların tamamını kapsayan tek bir üretim süreci kullanılır. Normalde tek bir üretim süreci kapsamında sayılacak üretim rotalarını farklı tesisler gibi gösterecek şekilde tesisin bölünmesine, ancak üreticinin ekonomik faaliyetiyle bağlantılı geçerli ticari gerekçeleri kanıtlaması halinde izin verilir. Aynı süreçlerde farklı fonksiyonel birimlere tabi ürünler üretiliyorsa, üretici bu duruma mahsus çok işlevli üretim süreci belirleyebilir.
Karmaşık mallara ilişkin öncüller (precursors) aynı tesiste üretiliyor ve satış veya başka üretim süreçlerinde kullanım için dışarı aktarılmıyorsa, öncüller ve karmaşık mallar ortak (joint) üretim süreci kapsamında ele alınabilir. Bu durumda, öncüllerin ve karmaşık malların gömülü emisyonlarının izlenmesi ve hesaplanması birlikte yapılır.
 
Raporlama dönemi boyunca normal işletme emisyonlarının yanı sıra devreye alma, durdurma ve acil durumlar dahil anormal olaylardan kaynaklanan emisyonlar da dahil edilecek; buna karşılık taşımaya yönelik mobil iş makinelerinin emisyonları kapsam dışında bırakılacaktır.
 
Emisyon izleme metodolojisi olarak iki ana yaklaşım öngörülmektedir: hesaplamaya dayalı yöntem (ölçüm sistemlerinden elde edilen faaliyet verileri ile laboratuvar analizleri/standart değerlerden alınan parametreler kullanılarak; standart yöntem veya kütle dengesi yöntemiyle) ve ölçüme dayalı yöntem (baca gazındaki ilgili sera gazı konsantrasyonu ile baca gazı debisinin sürekli ölçümü). Esas olarak en doğru ve güvenilir sonucu veren metodoloji tercih edilecek; ancak sektör bazlı şartlar belirli bir yöntemi zorunlu kılabilecektir. Uygulamada, tesisin farklı emisyon bölümlerinin farklı yöntemlerle izlenmesine imkan tanınmakta; tesisin toplam doğrudan emisyonu ise, hesaplamaya dayalı yöntemle bulunan kaynak akışı emisyonları ile ölçüme dayalı yöntemle bulunan emisyon kaynağı emisyonlarının toplamı olarak belirlenebilmektedir.
 
Tesislerin yıl boyunca veri toplama ve emisyon hesaplamanın ana esaslarını bir izleme planında ortaya koyması ve bunun için asgari unsurları içeren bir şablon kullanması öngörülmektedir.
 
SKDM kapsamında dolaylı emisyonların gerçek verilerle hesaplanabilmesi için, kullanılan elektriğin doğrudan ilgili ürünün üretim sürecine tahsis edildiğinin ispatlanması, üretim sürecinde akıllı/ileri ölçüm sistemleriyle (smart metering) ölçülmesi ve elektrik akışında şebekeden kaynaklı emisyon bulaşması (grid contamination) bulunmadığının gösterilmesi gerekmektedir. Bir ürünün üretiminde birden fazla tesiste üretilen elektrik kullanılması halinde, dolaylı emisyon hesabı bu tesislerin üretime tahsis edilen elektriklerinin ağırlıklı emisyon ortalaması üzerinden yapılacaktır.
 
Dolaylı emisyonlarda tüketilen elektrik için varsayılan değer (default value) kullanılması durumunda ise, ülkenin karbonsuzlaşma performansının ve yenilenebilir enerji yatırımlarının hesaplamaya yansıtılabilmesi amacıyla, fosil bazlı emisyon faktörü yerine, ilgili ülke şebekesinin son 5 yıllık ortalama emisyon faktörü esas alınacaktır.
 
Komisyon tarafından halihazırda her ülkeye ilişkin elektrik kaynaklı emisyon için belirlenmiş olan bir varsayılan değer belirlenmiş olmakla birlikte, bu değerin resmi verilerle kanıtlanması halinde düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır. Bunun için ilgili yılın Haziran ayının sonuna kadar gerekli bilgi veri ve belgelerin Komisyon’a sunularak ülke emisyon faktörünün düzeltilmesi talep edilebilecektir.
 
Raporlama dönemi (reporting period) bakımından, gerçek değerlere dayalı belirlemede esas dönem takvim yılı olarak tanımlanmakta; idari yükü azaltmak için ithal edilen malların ithalat yılının takvim yılında üretildiği varsayımı getirilmektedir (kanıt sunulması hâlinde aksi ispatlanabilir). Ancak metodolojinin 2026’dan itibaren uygulanacağı vurgulanarak raporlama döneminin 2026 öncesi olamayacağı belirtilmektedir. Karmaşık mallarda öncüller için de benzer şekilde, öncülün karmaşık malın üretildiği raporlama döneminde üretildiği varsayımı kabul edilmekte; gerekli kanıtla aksi ispatlanabilmektedir.
 
Son olarak, karmaşık mallarda farklı dönemlerde veya farklı tesislerden gelen öncüller için emisyonların ağırlıklı ortalama yaklaşımıyla basitleştirilmesi; gerçek emisyon hesabında dahi bazı öncüller için varsayılan değerlerin birlikte kullanılabilmesi suretiyle operatörlere esneklik tanınması öngörülmektedir.

Söz konusu Tüzüğe buradan ulaşılabilmektedir.

 

Not: Yukarıda yer verilen açıklamalar özet bilgi niteliğinde olup uygulamaya ilişkin olarak orijinal mevzuat metni esas alınmalıdır.